Özel Ders



Ülkemizde 2012-2013 eğitim öğretim yılından itibaren uygulanacak olan ve kamuoyunda 4+4+4 olarak bilinen sistemle, artık tüm öğrenciler 12 senelik kesintisiz eğitim alacak.

Peki okullarımızda verilen eğitim kaliteli mi? Her öğrenci aynı kalitede eğitim alabilecek mi? İşte bu sorular ne yazık ki yanıtsız. Ülkemizde eğitim sistemi üzerinde şeklen meydana getirilen değişiklikler, niteliğin önüne geçiyor. Sonuç olarak da bireysel farklılıkları dikkate alınmamış, okulda geçirmesi gereken mecburi süreyi tamamlamış ve 12 senenin sonunda eline bir diploma almış sadece uygulamadan ve yaşamdan uzak bir nesil ortaya çıkıyor. Her üniversite sınavından sonrasında ‘’0’’ çeken binlerce gencimize şaşırmakla kalıyoruz.

Özel eğitimin önemi, tam da bu noktada devreye giriyor. Eğitim çok farklı bir etkinliktir. Ne bir kalıba uyar ne de belirli bir biçimı vardır. Her şeyden önce, insanla uğraşan bir iş kolunun sabitliğini, tektipliğini kabul etmek; insanı tektip kabul etmektir.

Özel derse ihtiyaç sezmek, toplumumuzdaki genel yargının aksine çocuğun başarısız yahut yetersiz olduğunu göstermez. Özel ders, öğrencinin ihtiyacına yönelik belirlenen bir etkinliktir. Dersi veren öğretmen, öğrencide o anki ihtiyaca odaklanır. Öğrenciyi daha iyi tanıma fırsatı bulur. Öğrenci de ilgi dağıtıcı her türlü ögeden arındırılmış bir ortamda çalışma imkanı bulur. Kendi ihtiyacına yönelik tekrarlar yapmış oldurabilir, sorular sorabilir. Çünkü o an yanında bulunan uzman yahut öğretmenin yalnız kendisiyle ilgilendiğini, onun ihtiyacına yönelik çalışacaklarını, onu eleştirecek herhangi bir dış unsurun varolmadığını bilir. Bu da öğrencide pozitif bir psikoloji yaratır ve öğrencinin daha rahat bir şekilde kendisini ifade edebilmesini sağlar. Okulda başarılı olamayan bir öğrencinin aldığı özel derslerden sonra tabiri caizse büyük bir sıçrama yaşamasının sebebi de büyük ölçüde budur. Yirmi kişilik bir sınıf ortamında anlatılan bir dersle bireysel anlatılan bir dersin aynı kalitede olması beklenemez. Çünkü her birey tektir ve özeldir.

Özellikle eğitim sistemi bu kadar sık değişen ve tüm okullarında aynı kalitede eğitim verilemeyen bir ülkede, özel ders almak öğrenciler için hakkaten çok büyük bir örutubet taşımaktadır. Özel ders, bireye yöneliktir. Bireysel değişiklıklar, ihtiyaçlar dikkate alınarak verilir. Bu noktada maddi bakılmamalı, özel ders almayı bir külfet olarak görmemelidir veliler. Önemli olan öğrencinin gelişimi ve kendisini değerli hissetmesidir. Ülkemizin bir gerçeğidir kurum sınavları ve bu sınavlarda en iyi puanı alarak, en iyi okullara yerleşen gençlerimiz, kendilerine en iyi şekilde gelecek kurabilmektedir.

Özel ders yardımıyla öğrenciyle öğretmen içinde sıkı bir bağ kurulur. Oluşan bu sıcak diyalog, öğrencinin konuyu daha dikkatli dinlemesini, anlayamadıklarını daha rahat bir halde sorabilmesini sağlamaktadır.

Özel dersten beklenti, asla öğrenciye konuyu yüklemek olmamalıdır. Özel dersin verimliliği için, öncelikle öğrenciyi tanımaya yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Öğrencinin mevzuyu niçin anlayamadığı, niçin o konuda desteğe ihtiyaç duyduğu veya niçin o konuyu, dersi sevmediği tespit edilmeli ve ona bakılırsa bir yol haritası çizilmelidir. Çizilen bu yol haritasına göre bir çalışma sistemi oluşturulmalıdır. Öğrencinin o mevzuda veya derste daha başarılı olması için, oluşturulan bu çalışma sistemi bozulmamalı, derslere devam edilmelidir. Sadece bir saat yahut bir ay alınan ders, çok verimli olmayacaktır. Özellikle sınavca birkaç gün kala alınan özel dersler; bir tek bilgi yüklemesi benzer biçimde kalacak, azca bir zamanda mevzu yetiştirme sorunsı yaşanacağından öğrencide gereksiz bir gerginliğe yol açacak ve öğrencinin kaygı düzeyini yükseltecektir. Bu nedenle ders amacına ulaşamayacak ve kim bilir öğrencinin daha başarısız olmasına neden olacaktır. Onun yerine en baştan sistemli bir özel ders programı çizilirse hem öğrenci daha verimli çalışmış olur bununla beraber daha anlamlı öğrenmeler gerçekleşecektir.

Son olarak özel ders için seçilen öğretmen konusunda da özenli olmak gerekmektedir. Öğretmen hem alanına bununla birlikte ‘’öğretmenlik’’e hakim olmalıdır. Öğrenciye hem konuyu en iyi şekilde sunabilecek hem ihtiyacına yönelik sorular çözebilecek bununla beraber öğrenciye rehberlik edebilecek bir kişiyle çalışılmalıdır. Özel ders veren öğretmen, pratik bir anlatıma haiz olmalı, gereken yerlerde öğrenciye püf noktaları vererek kısa sürede öğrencinin o mevzuyu anlayıp soruları çözebilecek düzeye gelmesini sağlamalıdır. Ayrıca öğrenci bir okulda eğitimine devam ediyorsa o okuldaki öğretmenle de işbirliği yapmalı ve öğrencide kafa karışıklığına, arada seçim yapma durumuna yol açmamalıdır. Özellikle ufak yaş grupları, benzetme yapma mevzusuna eğilimlidir. İki öğretmenin söylediklarını kıyaslayacak ve aradaki farklar sebebiyle kafa karışıklığı yaşayacaktır. Bu duruma özen gösterilmeli ve özellikle dikkat edilmelidir. Asıl amacın öğrencinin kaliteli bir eğitim alması olduğu unutulmamalı ve kişisel davranılmamalıdır.